Gerçek özgürlük, duvarların olmaması demek değildi; duvarları yok saymaktı.

OASIS

OASIS

Yakın bir gelecekte, bir virüs insan ırkını yok olmanın eşiğine sürükleyecek. Kontrol girişimlerimizden daha hızlı yayılan hastalığın getirdiği çaresizlikle çöküşe sürüklenen bir toplumda, ayakta kalan son şehir yaşamayı başaranların umut ışığı olacak. Dış dünyadan etrafını çeviren duvarlarla ayrılan insanlığın son kalesi bu şehrin adı Oasis.

İktidarın ne pahasına olursa olsun uygulamaya başladığı güvenlik politikası şehir sakinlerinin yaşamını yeni ve tekinsiz bir yolculuğa sürükler. Böylesi bir dünyaya gözlerini Seylan Şehri’nde bir Safkan olarak açan Quincy Emerson, yedi yaşında Oasis’in tüm gençlerine uygulanan genetik teste tabi tutulur. Test sonucu Quincy’nin potansiyel virüs taşıyıcısı olma ihtimali barındıran genetik işaretlere sahip olduğunu gösterir. Ailesinden koparılarak Oasis’in alt sınıf gençlerini barındırmak üzere inşa edilmiş acımasız Uzak Bölge Yurtları’na gönderilen Quincy’nin hayatı, fiziksel şiddet, ayrımcılık ve elektrik santralindeki beden işçiliğinin inanılmaz yorgunluğundan oluşan bir rutine dönüşür. 

Fakat Oasis’in duvarları ardında bir şeyler kök salmakta ve Quincy’i alıp götürmek için hazırlanmaktadır. Kaderin genlerde yazmıyor olma ihtimali yepyeni dünyalara bir kapı açar…


Kitaptan Alıntılar

Gerçek özgürlük, duvarların olmaması demek değildi, duvarları yok saymaktı. Beni esir tutan şey Duvar değil, içindeki insanlardan duyduğum korkuydu ve şimdi bu artık yok muydu?

Satış Noktaları